Buse kim?
Beni biraz daha yakından tanımak istersen hikâyemi, eğitimimi ve derslere yaklaşımımı burada anlatıyorum.

Türkiye’de okulda öğrendiğim İngilizceyle Amerika’da günlük hayatta konuşulan dil arasındaki farkı, 16 yaşında tek başıma oraya gittiğimde gördüm. Günlük konuşmaya alışmam yıllar aldı. Bugün derslerimde, bildiğin İngilizceyi günlük konuşmada kullanmana yardımcı oluyorum.
16 yaşında
Lise eğitimim için, tek başıma ve %50 bursla Amerika’ya gittim.
%100 burs
Üniversiteyi akademik başarı bursuyla tamamladım; Sosyoloji ve İşletme alanlarında çift anadal yaptım.
10 yıl
Maryland, Indiana ve Ohio’da yaşadım; üniversitemdeki tek Türk öğrenciydim.
2 yıl
Amerika merkezli bir teknoloji şirketinde B2B SaaS satış geliştirme uzmanı olarak çalıştım.
Kısaca
16 yaşında %50 bursla Amerika’da liseye başladım; üniversiteyi %100 burslu tamamladım. Amerika’da toplam 10 yıl yaşadım.
Sosyoloji ve İşletme eğitimimin ardından Amerika merkezli teknoloji şirketlerinde B2B SaaS satış alanında çalıştım. Yapay zekâ destekli Thanxful uygulamasının kurucu ortağıyım.
Benim görüşüm: İngilizcenin %50’si dil bilgisi ve pratikse, diğer %50’si de konuşurken rahat hissetmek ve kültürü anlamak. Derslerde Amerikan kültüründeki günlük alışkanlıkları ve iletişim biçimlerini de çalışıyoruz.
Sana vaadim: Toplantılarda, mülakatlarda ve günlük hayatta kendini daha rahat ifade edebilmen için birlikte hazırlanmak. Konuşurken yargılanma korkusunu aşmana da destek olmak.
İki dilde de yaşadığım için, Türkçeden neyi İngilizceye çevirmeye çalıştığını sen daha cümlenin ortasındayken fark ediyorum. Derslerde bu cümleler üzerinde çalışarak kendini daha doğal ifade etmeni amaçlıyorum.
Uzun hâlini oku
Başlangıç noktası
Yıllarca gramer çalışmış, kelime ezberlemiş olabilirsin. Okuduğunu anlıyor, yazarken cümle kurabiliyorsun. Ama birini dinlerken konuşmayı takip etmekte veya söz sana geldiğinde cevap vermekte hâlâ zorlanıyorsun.
“Karşımdaki beni anlasın, yeter” diye düşünmek bir süre işini görmüş olabilir. Zamanla düşüncelerini daha iyi anlatmak, bir sohbete rahatça katılmak veya İngilizce konuşurken de kendin gibi hissetmek istiyorsun.
Ben de bu yoldan geçtim. Kendi yaşadıklarımdan ve öğrencilerimle yaptığımız çalışmalardan yararlanarak sana yol göstermek istiyorum. Derslerde nerede zorlandığına birlikte bakıp bunun üzerinde çalışıyoruz.
Peki ben kimim?
Merhaba, ben Buse. Derslerde amacım, bildiğin İngilizceyi rahatça kullanabilmen. Türkçe konuşurken gösterdiğin zekânı, mizahını ve karakterini İngilizcede de yansıtabilmeni istiyorum. Düşüncelerini kendi cümlelerinle, kendine güvenerek anlatabilmen için birlikte çalışıyoruz.
Karşındakine derdini anlatmak bir başlangıç. Benim üzerinde durduğum şey, Türkçede kendini ifade ederken hissettiğin rahatlığı ve doğallığı İngilizcede de bulabilmen.
Bunu ben kendim için nasıl yapabildim?
İngilizceyle ilişkim, Amerika’da geçirdiğim 10 yılda şekillendi. Dil, okulda öğrendiğim bir ders olmanın ötesinde günlük hayatımın parçasıydı.
16 yaşımda lise IB (Uluslararası Bakalorya) eğitimim için %50 bursla Amerika’ya gittim. Ardından üniversiteyi %100 burslu tamamladım. Bunlar spor veya yetenek bursu değil, akademik başarı burslarıydı. Maryland, Indiana ve Ohio’da toplam 10 yıl yaşadım. Çevremde Türkçe konuşan neredeyse kimse yoktu; üniversitemdeki tek Türk öğrenciydim.
Bugün öğrencilerime şöyle diyorum: “İki dilde de yaşadığım için, Türkçeden neyi çevirmeye çalıştığını sen daha cümlenin ortasındayken fark ediyorum.” Çünkü ben de aynı şeyleri yaşadım.
Liberal Arts eğitimim
Hanover College’da Sosyoloji ve İşletme alanlarında çift anadal, İletişim ve Antropoloji alanlarında çift yandal yaptım. Liberal Arts eğitimi kapsamında felsefeden jeolojiye, tarihten istatistiğe kadar farklı alanlarda dersler aldım. Bu eğitim, insan davranışlarını, toplumu ve iş dünyasını farklı açılardan değerlendirmeme yardımcı oldu. Her dönem Dean’s List’e (Dekanlık Onur Listesi) girdim. Lise ve üniversite başvurularım sırasında TOEFL, TOEFL Jr., SAT, ACT sınavlarına ve mülakatlara da hazırlandım; bu süreçleri kendim yaşadım.
- Sosyoloji
- İşletme
- İletişim
- Antropoloji
- Felsefe
- Jeoloji
- Tarih
- İstatistik
Sosyal adalet ve toplumsal aktivizm alanındaki çalışmalarımla, Hanover College’ın 1827’de başlayan tarihinde tam kapsamlı eğitim bursu alan ilk uluslararası öğrenci oldum.
Amerika’da okurken dilin kültürle ve insanın kendine güveniyle ne kadar ilişkili olduğunu gördüm. Sosyoloji eğitimim, öğrencilerimin konuşurken neden çekindiklerini anlamama yardımcı oluyor. İşletme eğitimim de İngilizceyi iş hayatında etkili kullanmanın önemini gösterdi.
Amerikan şirketlerinde çalışırken öğrendiğim İngilizce
Seni iş toplantılarına veya uluslararası sunumlara hazırlarken, kelimelerle birlikte Amerikan şirketlerinde iletişimin nasıl kurulduğunu da çalışıyoruz. Bunu o şirketlerde çalışırken öğrendim.
Business Scholars
Gerçek müşteriler için danışmanlık projeleri, mülakat teknikleri, finansal yönetim, profesyonel iş etiği.
B2B SaaS satış geliştirme uzmanı · 2 yıl
Amerika merkezli bir eğitim teknolojileri şirketi; yapay zekâ destekli yazılımların pazarlaması.
Satış, müşteri başarısı ve pazarlamada üst düzey görevler
Farklı saat dilimlerindeki yöneticilerle toplantılar ve sektörel konferanslarda şirketimi temsil etme deneyimi.
Üniversitemdeki seçici Business Scholars programında gerçek müşteriler için danışmanlık projeleri yürüttüm. Mülakat teknikleri, finansal yönetim ve iş etiği üzerine yoğun eğitimler aldım. Ardından Amerika merkezli bir eğitim teknolojileri şirketinde iki yıl B2B SaaS satış geliştirme uzmanı olarak çalıştım. Kariyerim boyunca uluslararası satış, müşteri başarısı ve pazarlama alanlarında üst düzey görevler üstlendim. Yapay zekâ destekli yazılımları Amerika’daki potansiyel müşterilere tanıttım, farklı saat dilimlerindeki yöneticilerle toplantılar yaptım ve sektörel konferanslarda şirketimi temsil ettim.
İngilizceyi işin teknik ayrıntılarını anlatırken de toplantı öncesinde sohbet ederken de kullandım. Satış görüşmeleri yaparken, müşterileri ikna ederken ve yeni pazarlara ulaşmaya çalışırken edindiğim deneyimden derslerimde yararlanıyorum.
Derslerde mentorluk yaklaşımım
Derslerde konuşma pratiği yaparken eğitim ve iş hayatındaki deneyimlerimi de seninle paylaşıyorum. Hedeflerine nasıl hazırlanabileceğini birlikte konuşuyoruz.
İngilizce konuşurken yargılanma korkusunu aşman için sana destek oluyorum. Üniversitede 3,5 yıl boyunca Resident Assistant (yurt öğrenci danışmanı) olarak 80’den fazla öğrenciyle ilgilendim. Öğrenci elçiliği ve Uluslararası Kulüp Başkanlığı görevleri de üstlendim.
Amerika’da bir kadın cezaevinde iki yıl gönüllü çalıştım. Kadınların iş hayatına dönmeye hazırlanmalarına yardımcı oldum. Birlikte iş görüşmelerinde kullanabilecekleri İngilizceyi çalıştık, mülakat provaları yaptık ve kendilerine yeniden güvenmeleri için uğraştık.
Bu deneyim, farklı koşullarda yaşayan insanlara nasıl destek olabileceğimi öğretti. Öğrencilerimle çalışırken de onları dinleyip bir sonraki toplantıda veya mülakatta daha rahat konuşabilmeleri için birlikte hazırlanıyoruz.
Teknoloji, farkındalık ve İngilizce
İnsan davranışlarına ilgimi teknolojiyle buluşturduğum başka bir projem de var. Teknoloji geliştirirken onu kullanacak insanların neye ihtiyaç duyduğunu anlamanın, teknik bilgi kadar önemli olduğuna inanıyorum.
Kurucu ortak
Thanxful
Yapay zekâ destekli minnettarlık günlüğü · App Store
Yazılım mühendisi kurucu ortağımla birlikte, yapay zekâ destekli bir minnettarlık günlüğü uygulaması olan Thanxful’ı geliştirdik. App Store için geliştirdiğimiz bu uygulamayı, insanların günlük hayatın telaşından uzaklaşıp kendilerine zaman ayırabilecekleri bir yer olarak tasarladık.
Thanxful’da da derslerimde de aynı şeye önem veriyorum: insanın yargılanmadan, rahatça kendini ifade edebilmesine. İngilizce konuşmayı bir stres kaynağı olarak görmek yerine, kendini anlatmak için kullanabildiğin bir beceri hâline getirmeni istiyorum.
Kültürel kodlar
Dil bilgisi doğru olan bir cümle bile yanlış anlaşılabilir. Kime, hangi ortamda ve hangi tonla söylediğin de önemlidir. Dili günlük hayatın dışında, yalnız kurallar üzerinden öğrenmek bu kısmı eksik bırakabilir.
Amerika’da günlük hayatta ve işte kullanılan ifadeleri tanımıyorsan, iyi bildiğin bir cümleyle istemeden mesafeli veya sert duyulabilirsin. Derslerde kelimelerin anlamı ve telaffuzuyla birlikte hangi ortamda nasıl kullanıldığını da çalışıyoruz.
Bunu günlük hayattan, çok tanıdık senaryolarla düşünelim.
Amerika’ya eğitime giden bir öğrenciysen
Amerika’da bir akademisyene nasıl hitap edeceğin, unvanına ve tercihine göre değişebilir. “Teacher” veya “Mr./Mrs.” demek her ortamda uygun olmayabilir. Doktorası olmayan akademisyenlere ilk adıyla hitap edildiği ortamlarla da karşılaşabilirsin.
Yurt dışına iş yapan bir profesyonelsen
Amerikalı yöneticinden gelen “I would appreciate it if…” ifadesinin sıradan bir rica mı, yoksa bir beklentiyi hatırlatma mı olduğunu bağlamdan anlaman gerekir. Kalabalık bir uluslararası Zoom toplantısında uygun bir anda söz almak da ayrıca pratik ister.
Amerika’ya yeni taşınmış biriysen
Markette kasiyerin söylediği “How are you doing?” çoğu zaman kısa bir selamlaşmadır. Gününü ayrıntılarıyla anlatman beklenmeyebilir. Günlük konuşmada bu küçük farkları bilmek işini kolaylaştırır.
Bana göre İngilizcenin %50’si dil bilgisi ve pratikse, diğer %50’si de konuşurken rahat hissetmek ve kültürü anlamak. Yıllarca gramer çalışmış olsan da konuşurken her cümleyi tartıyorsan bu yönüne de bakmamız gerekiyor.
Amerika’ya taşındığında dili bilsen bile günlük alışkanlıklara ve iletişim biçimlerine alışmak zaman alabilir. Bu farkları anlamak, kendini yabancı hissettiğin durumlarla baş etmene yardımcı olur. Derslerde kültürü anlamaya da dil bilgisi kadar önem veriyorum.
Birlikte neyi farklı yapıyoruz?
Hedeflerine göre çalışma
Dersleri birlikte belirlediğimiz hedeflere göre hazırlıyorum. Sektöründe veya günlük hayatında karşılaşabileceğin durumları canlandırarak konuşma pratiği yapıyoruz.
Konuşurken daha rahat hissetmek
“Anlıyorum ama konuşamıyorum” diyorsan yalnızca dil bilgisine bakmıyoruz. Nerede çekindiğini ve neyi daha çok çalışman gerektiğini birlikte buluyoruz. Kendi hazırladığım platformda, hata yapmaktan çekinmeden pratik yapabileceğin dersler işliyoruz.
Amerikan İngilizcesi ve kültürü
Amerikan iş ve günlük yaşam kültürünü, ortama uygun ifadeleri, tonlamayı ve telaffuzu birlikte çalışıyoruz. Kelimeleri doğru söylemek kadar, nerede ve nasıl kullanacağını bilmek de önemli.
Öğrencilerimin zamanla çekingenliklerini aşıp toplantılarda söz alırken veya mülakata girerken kendilerine daha çok güvendiklerini görmek beni en çok mutlu eden şey.
İzmir’den, sen neredeysen oraya
Şu an İzmir’de yaşıyorum. Ekran başında olmadığım zamanlarda tenis oynuyorum, yeni bir yazılım projesi üzerine düşünüyorum veya köpeğim Bambi ile vakit geçiriyorum.


Amerika’daki eğitimim, arkadaşlıklarım ve iş hayatım bana İngilizceyi farklı ortamlarda kullanmayı öğretti. Sınavlara hazırlanırken, yeni bir yere alışırken ve çalışırken öğrendiklerimi şimdi öğrencilerimle paylaşıyorum. Derslerime yön veren de bu deneyimler.
İngilizce konuşurken daha rahat hissetmek istiyorsan, 15 dakikalık ön görüşmede tanışalım. Neye ihtiyacın olduğunu birlikte konuşabiliriz.
Tanışmakla başlayalım.
Birebir derslerin paketlerini ve ücretlerini incele. Ardından 15 dakikalık ücretsiz ön görüşmede hedefini, seviyeni ve birlikte nasıl çalışabileceğimizi konuşalım.


