Buse kimdir?

İngilizceyi sınıfta değil, hayatın içinde öğrendim.

On altı yaşımda Amerika’ya gittim. Liseyi ve üniversiteyi tam burslu okudum; on yılım Ohio ve Maryland’de, Türkçe konuşan neredeyse kimsenin olmadığı yerlerde geçti. İngilizcem sınıfta değil, günlük hayatın içinde oturdu.

İlk yıl şunu fark ettim: okulda öğrendiğim İngilizceyle çevremde konuşulan İngilizce aynı dil değildi. Gramerim iyiydi, sınav puanlarım yüksekti; ama insanların gerçekten kurduğu cümleler, bağladıkları sesler, yuttukları heceler başkaydı. O farkı kapatmak yıllarımı aldı.

Bugün öğrettiğim şey tam olarak o fark. İki dilde de yaşadığım için, İngilizce konuşan bir Türk’ün aklından ne geçtiğini görüyorum: hangi cümleyi Türkçe kurup çevirdiğini, hangi sesi Türkçedeki komşusuyla değiştirdiğini.

Ders anlatmıyorum; konuşuyoruz. Konuştukça eksikleriniz platforma işleniyor; hem ben hem sistem sizi tanıdıkça sonraki dersler size göre şekilleniyor. Yöntemin ayrıntıları yöntem sayfasında; kısa tanıtım videosunda da hem aksanımı hem yaklaşımımı dinleyebilirsiniz.