Ders deneyimi
50 dakikalık bir ders nasıl geçiyor: ders akışı, ders odası ve bir dersin içinden örnekler.
Ders akışı
Bir ders nasıl geçiyor?
Elli dakika boyunca sadece tek bir aktiviteye odaklanmıyoruz. Ritim değiştiği için dikkatin dağılmıyor, odağını koruyoruz. Dersin başından itibaren, sen fark etmeden, senin rahatça konuşmaya başlayabilmen için gerekli her şey tek tek yapılıyor.
0 – 5 dk
Isınma
Kısa bir sohbet; günlük şeylerden konuşarak kendimizi hazırlıyoruz.
5 – 35 dk
Senaryo
Günün modülü: hayatına göre bir konu. Konuşmanın çoğu sende.
35 – 45 dk
Telaffuz ve tekrar
O gün zorlandığın sesleri ve kalıpları özellikle çalışıyoruz.
45 – 50 dk
Analiz
Günün eksikleri sisteme işleniyor; sonraki dersin planı buna göre çıkıyor.
Ders odası
Could you hold on to this for a second while I check the size?
Sure, take your time.
Öğretmenden:
Can you hold this a second?
Could you hold on to this for a second?
hold on to: bir süre elinde tutmak. Tek başına hold burada yarım kalıyor.
Bu dersten aklınızda kalsın istedikleriniz.
Bir dersin içi
Kütüphaneden bir ders: “Alışveriş Günü”, öğrenci gözünden.
Önce sadece bakıyorsun.
Fotoğraflarda vitrinler; gördüğünü kendi kelimelerinle anlatıyorsun.
Karışık cümleleri yerine oturtuyorsun.
Küçük bulmacalar; kelime sırası sen daha konuşmadan yerine oturuyor.
Müşteri sensin.
Beden istemek, fiyat sormak, kabinde denemek: dışarıda lazım olmadan önce burada prova ediyorsun.
Tek başına bir dakika konuşuyorsun.
Bir soru, altmış saniye, araya giren yok.
Bunlar, dersin on bölümünden sadece dördü. Kalanı derse kadar kapalı duruyor: oyunların ve tartışma sorularının tadı, önceden görürsen kaçıyor. Senin derse hazırlanarak gelmeni istemiyorum. Konuşacağın metinleri önceden yazmak derslerimizin amacı ile çelişiyor. Biz, tam aksine, anın içinde ve en doğal haliyle İngilizce konuşmayı öğreneceğiz.
Dersler nasıl işliyor?
Konuşma bilgiyle değil, doğru kurgulanmış tekrarla gelişiyor.
Aşağıda bahsettiğim üç parça her derste birlikte çalışıyor. Hiçbiri tek başına yetmez: senaryosuz telaffuz ezber olur, analizsiz senaryo kendini tekrar eder. Biz birlikte hepsini birleştiriyoruz.
Senaryo
Senin hayatından çıkıyor
Sen kayıt olduktan sonra ilk işimiz tanışmak: ne iş yapıyorsun, İngilizceyi nerede kullanacaksın, seni en çok ne zorluyor. Sürecimiz standart bir seviye tespitiyle değil; seni tanıdığım ve ihtiyaçlarını/isteklerini analiz ettiğim bir strateji görüşmesiyle başlıyor. Dersleri senin cevaplarına göre tasarlıyorum. Satış yöneticisiyle fiyat görüşmesi, doktora öğrencisiyle konferans soru-cevabı çalışıyorum; aynı hafta iki öğrencim bambaşka iki ders işliyor, çünkü hayatları başka.
Aynı hafta, iki öğrenci
Ürün yöneticisi, Berlin’e taşınıyor
Ev kiralama görüşmesi: Kefil, depozito ve zorlu sözleşme pazarlığı. Ardından, bu diyaloğu bir yabancı gibi değil, o kültürün içinden biri gibi akıcı kılacak vurgu, telaffuz ve doğal ses geçişleri (connected speech) çalışması.
Doktora öğrencisi, konferansa hazırlanıyor
Sunum sonrası Q&A (soru-cevap) provası: Beklenmedik ve anlaşılmayan bir soruyu özgüvenle tekrar ettirme, kriz anını yönetme ve düşünmek için zaman kazandıran profesyonel kurtarıcı kalıpların incelenmesi çalışması.
Telaffuz
Hangi ses, nerede, nasıl değişiyor
Amerikan İngilizcesinde akıcılık bir tesadüf veya taklit yeteneği değildir. Belirli seslerin nerede ve nasıl değiştiğini yöneten net kurallar bütünüdür. Bu kuralları ezberlemiyor; derslerde bizzat senin günlük hayatta kurduğun cümlelerin üzerinde çalışıyoruz:
Flap T
water → waderbetter → bedder
İki ünlü arasındaki “t”, yumuşak bir “d” sesine dönüşür.
Bağlanan sesler
an apple → a-napple
Sesler birbirine bağlanır.
Düşen heceler
probably → problyfamily → famly
Vurgusuz heceler yutulur, hece hece okunmaz.
Kısalan kalıplar
going to → gonnawant to → wanna
Yazıda görünmeyen ama günlük konuşmada standart olan kısaltmalar.
Cümle ritmi
I never SAID he stole it
Vurgunun yeri anlamı değiştirir; ritim, sadece sesini değil, asıl niyetini belirler.
Örneklere dokun, nasıl söylendiğini gör
Bir örneğe dokun.
Analiz
Sistem seni ders ders tanıyor
Her dersin sonunda o günün analizini yapıyorum ve hepsi platforma işleniyor: hangi seste duraksadın, hangi kalıbı Türkçeden çevirdin, hangi düzeltmeler yapıldı. Geri bildirimlerimin hepsini kaydediyorum. Bu kayıt silinmiyor; her dersle büyüyen bir harita oluşuyor. Sonraki dersin senaryosunu ve telaffuz çalışmasını kütüphaneden bu haritaya göre seçiyorum; program her hafta sana göre yeniden şekilleniyor.
Peki gramer?
Gramer, konuşmanı engellediği kadar gündeme geliyor. Bir kalıbı üst üste yanlış kuruyorsan orada durup düzeltiyor, cümlenin içinde çalışıyoruz; ama masaya gramer kitabı açmıyoruz. Temel grameri eksik olanlara programı önermiyorum, bunu da baştan açıkça söylüyorum.
Sana uygun mu?
Bu program kimin için?
Bu program senin için tasarlandı, eğer:
- Zihninde kusursuz kurduğu cümleyi konuşurken kaybedenlerdensen: Dil bilgin var ama bir toplantı veya mülakat anında o çeviri tıkanıklığını yaşayıp duraksıyorsan.
- İngilizceyi bir zorunluluk değil, güç unsuru yapmak istiyorsan: Kariyerinde, okulunda veya sosyal hayatında kendini İngilizce konuşurken çok daha özgüvenli ve yetkin ifade etmen gerekiyorsa.
- Yurt dışında yaşıyorsan veya taşınma sürecindeysen: Sadece dili değil, Amerikan iş/okul dünyasının ve günlük yaşamının kültürel kodlarını da öğrenerek oraya entegre olmaya hazırlanıyorsan.
- “Mekanik” konuşmayı kırmak istiyorsan: Kelimeleri sadece doğru telaffuz etmeyi değil; kendi karakterini ve mizahını da İngilizcede yansıtabilmeyi hedefliyorsan.
Bu program sana göre değil, eğer:
- Sıfırdan başlıyorsan: Bu bir temel dil bilgisi (gramer/kelime) kursu değildir; var olan altyapıyı akıcılığa ve profesyonel iletişime dönüştürme sürecidir. Konuşma pratiği için önce temel gramer ve kelime bilgisi gerekiyor.
- Akademik sınavlara (IELTS, TOEFL) hazırlanıyorsan: Bu tür sınavlar bilgi kadar teknik de gerektirir. Biz test taktiklerini değil, gerçek hayatı, kültürü ve profesyonel iş dünyası dinamiklerini çalışıyoruz.
- Haftada sadece 1 saat ayırabileceksen: İngilizce akıcılığı bir kas hafızasıdır. Ne kadar düzenli kullanırsan, o kadar hızlı bir şekilde doğallaşır. Eski refleksleri yıkıp yenisini inşa etmek için programımız (dersteki ve portaldaki takiplerle) haftada en az 2 günlük yoğun ve sürekli bir pratik gerektirir.
Sınırları bu kadar keskin çizmemin tek bir sebebi var: Bu fabrikasyon bir kurs değil; yüksek odak gerektiren, birebir ve tamamen senin hayatına özel hazırlanan bir mentorluk süreci. Hedeflediğimiz akıcı konuşma sonucunu ancak bu tavizsiz yapı sayesinde alabiliyoruz.
Başlamaya hazır mısın?
- Paketini seç
- Saatleri birlikte planlayalım
- İlk dersinde görüşelim
Sormak istediklerin varsa WhatsApp’tan yaz; hepsini memnuniyetle cevaplarım.

